Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), bu yıl 15’incisi düzenlenecek Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) öncesinde gazetecilerle bir araya geldi. Rüzgar Enerjisi Dergisi olarak bizim de katılım sağladığımız toplantıda, enerji güvenliği, yatırım, finansman ve sanayi başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.
- Enerji güvenliği stratejik bir konu haline geldi
- “Rüzgar enerjisi enerji güvenliğinin teminatı”
- TÜREK’te yatırım, sanayi ve uluslararası iş birlikleri öne çıkacak
- Mevzuat ve “süper izin” süreci yatırımları hızlandıracak
- Yerli üretim ve sanayi ekosistemi vurgusu
- Şebeke altyapısı ve izin süreçleri kritik
- 120 GW hedefi için 80 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı
Toplantıya TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden’in yanı sıra, Başkan Yardımcıları Arif Günyar, Ebru Arıcı, Samet Güldoğan, Çağrı Güven ve COP31 Hazırlık Komitesi Sorumlusu Osman Çotuker katıldı.
Enerji güvenliği stratejik bir konu haline geldi
Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, enerji güvenliğinin artık yalnızca teknik bir konu olmadığı, ülkelerin ekonomik ve siyasi gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alan haline geldiği vurgulandı.
“Yarının Güvencesi, Rüzgarın Enerjisi” mottosuyla düzenlenecek TÜREK 2026 kapsamında, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak yatırım, finansman ve sanayi başlıklarının çok boyutlu şekilde ele alınması hedefleniyor.

“Rüzgar enerjisi enerji güvenliğinin teminatı”
TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, rüzgar enerjisinin artık bir alternatif değil, enerji güvenliğinin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti.
Erden, Türkiye’de devreye alınan her yeni türbinin enerji bağımsızlığı açısından önemli bir adım olduğunu ifade ederek, rüzgar ve güneş enerjisinin ülkenin enerji stratejisinde kritik bir konuma geldiğini söyledi.
2035 yılı için belirlenen 120 GW kurulu güç hedefinin yukarı yönlü revize edilmesinin beklendiğini aktaran Erden, sektör olarak yıllık yaklaşık 7 GW rüzgar yatırımı gerçekleştirmeye talip olduklarını dile getirdi.
TÜREK’te yatırım, sanayi ve uluslararası iş birlikleri öne çıkacak
Kongre kapsamında enerji güvenliği, depolama, hibrit sistemler, finansman ve dijitalleşme gibi başlıklar ele alınacak. Yoğun uluslararası katılımın beklendiği etkinlikte, kamu ve özel sektör temsilcilerinin yanı sıra küresel kuruluşların üst düzey yöneticileri de yer alacak.
Offshore rüzgar enerjisi de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Ayrıca ilk kez düzenlenecek büyükelçiler oturumu ile uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Kongre programı iki ana eksende planlandı. İlk gün enerji yatırımlarına, ikinci gün ise sanayi tarafına odaklanılacak.
Mevzuat ve “süper izin” süreci yatırımları hızlandıracak
TÜREB Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, enerji sektöründe mevzuat tarafındaki gelişmelere değinerek 2026 itibarıyla yatırımların hız kazanmasının beklendiğini ifade etti.
Depolama projelerinde önemli bir potansiyel bulunduğunu ancak sahaya yansımanın sınırlı kaldığını belirten Arıcı, hayata geçirilen düzenlemeler ve “süper izin” süreciyle birlikte sektörün ivme kazandığını söyledi.
Yerli üretim ve sanayi ekosistemi vurgusu
Türbin Üreticilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Arif Günyar, enerji arz güvenliği ve bağımsızlığın ülkeler için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Günyar, Türkiye’nin yalnızca rüzgardan elektrik üreten bir ülke olmadığını, aynı zamanda güçlü bir sanayi ve tedarik zinciri merkezi haline geldiğini ifade etti.
Şebeke altyapısı ve izin süreçleri kritik
Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan ise rüzgar enerjisinde büyümenin yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını belirtti.
İzin süreçleri ve şebeke altyapısının sanayi politikasının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Güldoğan, yatırımcılar açısından bağlantı kapasitesi ve iletim altyapısının belirleyici olduğunu ifade etti.
120 GW hedefi için 80 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı
TÜREB Saymanı ve Finansal Kurum Paydaşlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Çağrı Güven, Türkiye’nin 120 GW kurulu güç hedefinin yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım anlamına geldiğini belirtti.
Rüzgar projelerinde finansmanın büyük ölçüde krediye dayandığını ifade eden Güven, önümüzdeki 10 yıl için yaklaşık 60 milyar dolarlık finansman ihtiyacı bulunduğunu söyledi. Bu çerçevede Türkiye’nin yıllık ortalama 6 milyar dolarlık finansman kaynağı oluşturması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası finans kuruluşlarının daha aktif rol almasının kritik olduğunu belirten Güven, TÜREK kapsamında bu konuların detaylı şekilde ele alınacağını ifade etti.




