Ekipman üretiminde ve kurulu güç artışında vites artırmamız şart…

Editör
Editör
Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam...
5 Min. Okuma

2025 yılı, Türk rüzgâr endüstrisi için dikkat çekici gelişmelerle geride kalmaya hazırlanıyor. Henüz iki yıl öncesine kadar İzmir’de üç firmaya ait dört rüzgâr türbin kanadı üretim tesisinin tam kapasite üretim yaptığı ve doğrudan 7 bin 500 kişilik istihdam sağlayan sektör, bugün bu alanda neredeyse üretim yapamaz noktaya gelmiş durumda. 

Rüzgar Enerjisi Eylül-Ekim 2026 Sayısı

2024 Nisan ayında Bergama OSB’de üretim yapan LM Wind Power şirketinin kapanması ve tamamı Türklerden oluşan 750 çalışanın işsiz kalması hafızalarımızda tazeliğini korurken, TPI Composites firmasının iki fabrikasının da aynı akıbete uğraması morallerimizi bozdu. 

An itibarıyla Türkiye’de tek kanat üretim tesisi Ege Serbest Bölgesi’nde üretimini sürdüren Aero Rüzgâr Endüstrisi… Bu tesis de kapasitesini yarı yarıya düşürdü ve fiziki mekan sıkıntısı nedeniyle 45 metrenin üzerindeki kanatları üretemiyor. 

Gereken uyarıları yaptık

Bugün geldiğimiz noktada 7 bin 500 kişilere kadar çıkmış direkt istihdam sayısı 250’lere düştü, 7 bin 250 civarı direkt istihdam kaybetmiş durumdayız. Bu durum yan sanayi, hizmet veren sektörler ve aileler ile birlikte düşünüldüğünde dolaylı olarak 20 bin kişinin etkilendiği bir durum. 20 yıldır büyük emeklerle ve çabalarla gelinen noktayı kaybettik ve 20 yıl öncesine, o dönemin rakamlarına geri dönmüş durumdayız.

Başta Derneğimiz ENSİA olmak üzere yenilenebilir enerji sektörüne odaklanan pek çok sivil toplum örgütü bu konuda uyarılarda bulundu. Türkiye başta üretim maliyetleri olmak üzere pek çok başlıkta rekabetçi olmaktan uzaklaşıyor. Son yıllarda maliyetler açısından Polonya, Portekiz gibi Avrupa Birliği ülkelerinin bile gerisine düşmüştük. Kanat üretimi sayesinde İzmir ili başta olmak üzere, ülkemizde çok ciddi bir tedarikçi zinciri de oluşmuştu. Bu firmalar da zor günler geçiriyor. Temiz enerji sektörü olarak, rüzgâr türbin kanadı üretmek üzere kurgulanmış ve inşa edilmiş bu üç tesisin de yeniden üretime kazandırılması en önemli dileğimiz. Türkiye ve vurgulu olarak İzmir’in rüzgâr enerjisindeki uluslararası bilinirliğe ulaşmış kümelenme başarısının sürdürülebilir şekilde yeniden inşasını istiyoruz.  Bunun için sektörün gelecek projeksiyonlarını net olarak görmesi, tüm yönetsel ve finansal hazırlığını bu duruma göre yapması gerekiyor. 

2035 hedeflerine ulaşmak için…

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı tarafından Eylül ayında kamuoyuna açıklanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) 2025 yarışmalarında, 1150 Megavat (MW) RES ve 850 MW GES olmak üzere toplamda 2000 MW kapasite tahsis edilecek. 

Bu yarışmanın şartnamesinde USD olan taban fiyatın EURO’ya çevrilmesini temiz enerji sektörü olarak çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirmekteyiz. Bu durum yatırımcı firmaların finansmana erişim noktasında Avrupa’dan kredi kullanımında avantaj sağlamasının yanında, USD/EURO paritesi dikkate alındığında fiyatların %15-17 mertebesinde artması anlamına geliyor. Bu durumun yarışmaya olan ilgiyi daha fazla artıracağını düşünmekteyiz. 

Bu yılın ilk 10 ayına ait verilerde, rüzgâr enerjisinde ekipman üretiminde yaşanan sorunların, kurulu güç hedeflerinde de yaşandığını gözlemliyoruz. İlk 10 ayda rüzgâr enerjisinde 1300 MW seviyesinde kurulu güç devreye alınırken, bu yılı 1550-1600 MW seviyesinde bir artışla kapatacağımızı söylemek güç değil. Gerek kurulu güçte gerekse ekipman üretiminde ülkemizin vites artırması gerektiğini vurgulamak istiyorum. 

Her yıl en az 3000 MW RES 

2035 hedeflerimize giden yolda, yıllık hedefimizin yaklaşık yarısına karşılık gelen bu yatırımları asla yeterli görmüyoruz. Ekim 2025 sonu itibarıyla 14 bin 150 MW seviyesinde olan rüzgâr enerjisi kurulu gücümüzün 2035 yılında 43 bin MW olmasını “ulusal hedef” olarak tüm dünyaya ilan ettik. Bu hedefin içerisinde 5 bin MW seviyesinde deniz üstü (offshore) rüzgâr santralleri de olacak. Bugün ulaşılan mevcut kurulu güç düşüldüğünde, her yıl yaklaşık 3 bin MW kurulu gücü devreye alması gereken Türk rüzgâr enerjisi sektöründe, türbin kanatlarının yerli üretimle karşılanması kritik önem taşıyor. Ancak bu üretimi yapacak fabrikalar üretimlerini sonlandırırken; baş döndürücü hızla gelişen teknoloji, santrallerin kurulu güç kapasitelerini ve dolayısıyla kanat uzunluklarının artmasını gerekli kılıyor. Gereksinim duyulan kanatların uzunlukları 85 metrenin üzerine çıkıyor. Bugün Türkiye’nin sıfır noktasında bulunduğu deniz üstü santrallerde ise kanat uzunlukları 120 metreyi buluyor.

Türkiye, büyük emeklerle ve özverilerle inşa ettiği bir sektörü, üretim maliyetleri gibi gelecek projeksiyonu gibi gerekçelerle kaybedemez. 

Başta kamu otoriteleri olmak üzere, sivil toplum örgütleri, sektör temsilcileri, profesyonelleri ve yatırımcı şirketlerin elbirliği ile sorumluluk duygusu içerisinde davranması bekliyoruz… 

Bu Makaleyi Paylaş
Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.
Yorum yapılmamış
SON SAYI
Rüzgar Enerjisi Dergisi son sayı e-dergi kapağı
Rüzgar Enerjisi
Eylül-Ekim
Yeni sayıyı online okuyun
E-Dergiyi Oku