TÜRKLİM Eski Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir, denizüstü rüzgar projelerinin araştırmadan kuruluma, işletmeden bakım ve onarıma kadar bütün aşamalarında limanlara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Offshore Wind Türkiye 2026 kapsamında konuşan Erdemir, Türkiye limancılığının bu yeni alana hazırlanması için mevcut limanların değerlendirilmesi ve geliştirme ihtiyaçlarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Offshore Wind Türkiye 2026’da Moneta Medya Grubu Kurucu Genel Müdürü Mesut Kul’un sorularını yanıtlayan TÜRKLİM Eski Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir, limanların denizüstü rüzgar enerjisi yatırımlarındaki rolünü ve Türk limancılığının bu alana hazırlık sürecini değerlendirdi.
Görüşmenin açılışında Mesut Kul, denizüstü rüzgar söz konusu olduğunda limanların öneminin daha da arttığını belirterek Erdemir’den, Türkiye’de ikincisi düzenlenen etkinlik kapsamında limanların sektördeki yerini ve katılımcılara yönelik mesajlarını paylaşmasını istedi.
Araştırmadan 30 yıllık bakım sürecine kadar limanlar devrede
Denizde gerçekleştirilen bir projenin hem başlangıç hem de bitiş noktasının liman olduğunu belirten Erdemir, bu projelerin farklı özelliklere sahip offshore gemileriyle inşa edildiğini anlattı. Gemilerin yanaştığı, ekipmanlarını aldığı, proje sahasına hareket ettiği ve çalışmaların ardından geri döndüğü merkezlerin limanlar olduğunu ifade etti.
Bu nedenle offshore projelerini aynı zamanda bir denizcilik ve limancılık projesi olarak değerlendirdiklerini söyleyen Erdemir, liman olmadan bir denizüstü projesinin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Erdemir, limanların rolünün yalnızca inşaatla sınırlı kalmadığına dikkat çekti. Projelerin ilk aşamasındaki denizüstü ve denizaltı araştırmaları, kurulum, işletmeye alma ve yaklaşık 30 yıla uzanan bakım ve onarım süreçlerinin tamamında limanların kullanıldığını belirtti. Karada bir projenin liman olmadan yapılabileceğini, ancak denizde gerçekleştirilen projeler için bunun mümkün olmadığını ifade etti.
Denizüstü rüzgar, farklı bir liman altyapısı gerektiriyor
Offshore limanlarının geleneksel yük limanlarından farklı olduğunu belirten Erdemir, bu farklılığın teknik özelliklerde, karşılanması gereken kıstaslarda ve alan ihtiyaçlarında ortaya çıktığını söyledi.
Petrol ve doğal gaz sektörlerine hizmet veren offshore limanlarının 1950’li yıllardan bu yana kullanıldığını hatırlatan Erdemir; Kuzey Denizi, Meksika Körfezi ve dünyanın farklı bölgelerindeki örneklere işaret etti. Türkiye’de de bu kapsamda Filyos Limanı’nın bulunduğunu belirtti.
Denizüstü rüzgar enerjisinin ise özellikle son 20 yılda büyüdüğünü söyleyen Erdemir, bu alanın farklı bir limancılık yaklaşımı gerektirdiğini ifade etti. Türkiye’de henüz bir denizüstü rüzgar limanı bulunmadığını belirterek projelerin gelişimiyle birlikte bu konudaki çalışmaların da ilerleyeceğini aktardı.
Önce mevcut limanlar değerlendiriliyor
Uluslararası uygulamalarda proje alanları açıklandıktan sonra ilk olarak mevcut limanların incelendiğini anlatan Erdemir, limanların eksikliklerinin, yapılması gereken çalışmaların ve gelişim alanlarının belirlendiğini söyledi.
Bu değerlendirmelerin ardından mevcut limanların geliştirilmesi, yeni limanların kurulması veya projelere özgü limanların tasarlanması seçeneklerinin ele alındığını belirtti. Limanların proje alanlarına uygun mesafelerde bulunmasının da önemli bir gereklilik olduğunu vurguladı.
Mesut Kul’un limanları projelerin bir “çıkış kapısı” olarak nitelendirmesi üzerine Erdemir, bu benzetmeye katılarak limanların denizüstü rüzgar yatırımlarındaki vazgeçilmez rolünü yineledi.
İhale hazırlığında liman boyutu da ele alınmalı
Etkinlikteki liman oturumunda hangi konuların gündeme geleceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdemir, Türkiye’de 2027’nin ilk çeyreğinde bir ihale yapılması söz konusuysa, bunun liman tarafının da çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
İhaleye katılacak ve ihaleyi kazanacak yatırımcılar ile konsorsiyumların nerede çalışacağının ve hangi limanları kullanacağının belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Liman oturumunun bu ihtiyaçlara yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlendiğini anlattı.
Erdemir, TÜRKLİM bünyesinde ve kişisel uzmanlığı çerçevesinde Türkiye’de bu farkındalığın geliştirilmesine katkı sunduklarını belirtti. Limanların denizüstü rüzgar alanında neler yapabileceklerini değerlendirmeleri ve varsa eksikliklerini nasıl giderebileceklerini belirlemeleri üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Çandarlı başta olmak üzere liman seçenekleri üzerinde çalışılıyor
Hazırlık sürecinin başladığını söyleyen Erdemir, birçok firmanın limanlarla ilgili çalışmalar yürüttüğünü aktardı. Hangi bölgelerin uygun olduğu ve nerelerde yeni limanların geliştirilebileceği konularının değerlendirildiğini belirterek Çandarlı’yı öne çıkan yerler arasında gösterdi.
Liman yatırımları ile denizüstü rüzgar projelerinin birbirini tamamladığını vurgulayan Erdemir, bu iki alanın birlikte gelişeceğini ve birlikte ilerleyeceğini ifade etti. Etkinlikte bu ilişkinin ve sektörün hazırlık ihtiyaçlarının ele alınacağını söyledi.
Uluslararası deneyim Türk limancılığının hazırlığına katkı sunacak
Etkinliğe yurt dışından bu alanda çalışan uzmanların da katıldığını belirten Erdemir, denizüstü rüzgar limancılığının özellikle İngiltere, Almanya, Hollanda ve Danimarka’da gelişmiş durumda olduğunu aktardı.
Mühendislik firmalarından; denizüstü rüzgar limanlarının tasarımı, projelendirilmesi ve işletilmesi alanlarında çalışan uzmanların deneyimlerini paylaşacağını ifade etti. Bu uzmanlarla birlikte yapılacak görüşmelerin Türk limancılığının denizüstü rüzgar sektörüne hazırlanmasına katkı sunacağını belirterek bu hazırlığı desteklemenin kendi sorumlulukları olduğunu vurguladı.
Görüşme, Mesut Kul’un katkıları için Aydın Erdemir’e teşekkür etmesi ve karşılıklı iyi dileklerle sona erdi.
Rüzgar EnerjisiRüzgar Enerjisi Dergisi · Ekim 2026 · Özel EkSon sayıyı ücretsiz okuyun →




